12 Ocak 2013 Cumartesi

Bak Sen!

Bak Sen!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan deprem bölgesi Van’a gitti. Hala daha başbakan’ın bölgede yaptıkları, söyledikleri konuşulmakta. Bende yandaş ve sünepe basının konuşmadıklarını yazmak istedim.

Başbakan Erdoğan depremden bu yana 2. Kez bölgeye gitti. İlk gidişi depremin hemen sonrasındaydı. Hatırlayalım Başbakan bölgeye gittiğinde, beraberindeki ekip ve kendi korumaları yüzünden arama kurtarma çalışmaları durma noktasına kadar gelmiş, Başbakan bölgeden ayrıldıktan sonra arama ve kurtarma çalışmaları tam anlamı ile görevlerini yerine getirebilmişlerdi.

Başbakan deprem bölgesine ikinci kez gitti. Ziyaretinin üzerinden 2 gün geçmesine rağmen hala daha birçok basın yayın organında Başbakan Erdoğan’ın birkaç saat kaldığı Van’da yaptıkları yazılmakta. Yazıların dili de bir hayli ilginç. Başbakan’ı eleştiren bir haber bile yok. Varsa yoksa bütün hataları Bakanların, bürokratların üzerine yıkıp Başbakan’ı zeytinyağı misali suçsuz çıkartmakta. Yine aynı yandaş, yalaka basının ülkenin herhangi bir yerinde herhangi bir devlet adamının gösterdiği başarıyı Başbakan Erdoğan’a mal ettiğini bildiğimizden Van’daki haberler oldukça yüzkarası geldi.

Başbakan Erdoğan Van’daki incelemeleri sonrasında seçim meydanlarındaymışçasına yandaşlarını toplamış, T.C. Başbakanlık otobüsünün üstüne çıkıp ‘’palavracı başbakanlardan değilim’’ demiş. Özellikle Libya’ya Nato müdahalesi ve Malatya Kürecik’e kurulacak Füze kalkanı üzerine sıktığı palavraları ve daha nicelerinin mimarı Erdoğan’ın böyle bir laf söyleyip kendini o kalabalığa alkışlatması, şov değil de nedir? Onlarca insanın öldüğü, yaralandığı, soğuktan titrediği hatta soğuktan donarak ölen bir çocuğumuzun olduğu Van’da incelemelerde bulunan bir Başbakan’ın yaptıkları, söyledikleri…

Başbakan Erdoğan’ın Van ziyareti sırasında içinde sobası yanan, sıcak yemek yardımı ulaşan bir çadırda vatandaş ile sohbeti düpedüz şovdur. Şovdur çünkü bölgede her çadır ısınmamaktadır. Hatta hala daha birçok insan çadırsızdır.

Başbakan Erdoğan Van’da çadır bölgesindeyken bir kadının kendisine ulaşmak istediğini ve başbakan korumaları tarafından itilerek düşürüldüğünü, hırpalandığını gördük. Gerçek oradadır. Sobası yanan bir çadır bulup orayı ziyaret etmek değildir. Gerçek makam arabanın arkasından koşan o kadının korumaların tarafından itilerek yere düşürülmesidir. Belli ki o kadının bir derdi var.

Ama yandaş, yalaka basın bunları görmedi. Daha doğrusu göstermek istemedi ülkeye… 

Biz ise bunları söylediğimiz zaman, o teyze başbakan’a derdini iletmek istediği zaman, halk çadır istediği zaman, gazeteciler ayakları çıplak çocukları gösterdikleri zaman, velhasıl kelam Akp’li olmadığımız için bizler eşkıya, provokatör, densiziz…  Bak sen!

Can Poyraz / kemalistgenclik.com / 14 Kasım 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder