12 Ocak 2013 Cumartesi

Bedelli Kime?

Bedelli Kime?

22 Kasım 2011 tarihinde Akp Grup toplantısında, haftalardır gündemde olan Bedelli Askerlik ve Vicdani Ret tartışmalarına karşı hükümetin duruşu Başbakan Erdoğan tarafından anlatıldı. Aslında herkes sadece askerlik ile ilgili projeleri beklerken, televizyonların naklen yayın yapmasını ve onlarca insanın televizyon karşısından takip etmesini fırsat bilen Erdoğan önce siyaset konuştu. Van’dan tutun muhalefete kadar… Sonunda askerlik ile ilgili planlara gelebildi Başbakan.

Bedellinin yaşı 30, ücreti 30.000 Tl olduğu, 21 günlük temel eğitimin yapılmayacağı açıklandı. Daha önceki üç bedellinin nedenlerini ve kaç kişinin yararlandığını Başbakan’ın konuşmasından önce de biliyorduk.  Bu seferki bedelliden yararlanacak sayının ise önceki üç bedellinin toplamının iki katına yakın bir sayıya ulaşılması düşünülüyordu ki. Fiyatın bu kadar uçuk olması ile ya sayı oldukça aşağıya düşecek ya da Bankalar için yeni bir gelir kapısı olacaktır.

Akp hükümetinin her döneminde gündeme gelen, Başbakan’ın dönem dönem yaptığı açıklamalar ile katı bir ifade ile reddettiği, kabul etmediği Bedelli, son genel seçimler öncesi muhalefete bedelli istedi diye ateş püsküren yandaş medyanın bugün alkış tuttuğu Bedelli bugün net bir şekilde geldi.

Bedellinin bedelinin 30 bin lira olması, zaten adaletsiz bir sistem olan bedelliyi daha adaletsiz yapmaktan başka bir şey değildir. Günümüz şartlarında ülkemizde 15’ini peşin geri kalan 15’ini ise 6 ay içinde ödeyebilecek kişi sayısı oldukça azdır. Zengin ve fakir ayrımının uçurum boyutlara ulaştığı ülkemizde bedellinin sadece zengine yarayacağını, işini kaybetmekten korkan bu nedenle bedelli bekleyen orta gelirliye ise küfür ettiği ortadadır.

İlk günden beri; ‘’ya herkese bedelli ya da kimseye’’  diye düşünmekteyim. Ailesine bakmak zorunda olduğu 20 yaşındaki bir genç askere gidip, ailesi maddi açıdan çok zor durumda kalıyorsa bedelli kime?

Daha dün gibi hatırlıyorum şehidimizin ailesinin elektrikleri şalterlerini şehit haberi geldiğinde açtıklarını. Ya da daha dün gibi hatırlıyorum şehit babasının cenazede üzerine giyeceği gömleğinin olmadığını ve o gömleği Kaymakam’ın aldığını.

Şimdi durup düşünmeli. Bedelli kime?  Bedelli gerçekten zengin fakir herkesin kendi bütçesine göre ödeyebileceği bir fiyatlandırma ile olsaydı mı adil olurdu, yoksa 30 bin liralı bu sistem mi?

Gelelim bu bedelliyi aklayıp, paklayıp, ballandıra ballandıra anlatanlara. Özellikle yandaşların ve Akp’lilerin sosyal medyada, medyadaki organlarında bedellinin olumlu yanı olarak gösterdikleri tek bir nokta var. O da Başbakan’ın bedelli paralarının şehit ailelerine, gazilere ve gazi ailelerine destek olacak fona aktarılacağı yönündeki açıklaması. Bedellinin adaletsizliği bu açıklama ile kapatılmaya çalışılsa da yalanları ortada değil mi?

Akp’nin deprem vergilerini yola, eğitime, ekonomik açık kapatmaya harcadığını Van depremi sonunda devletin Van’a Libyalı isyancılara verdiği paranın yanında inanılmaz komik duracak bir meblağ göndermesi ile başlayan tartışma sonunda bizzat bir Bakan’ın ağzından işittik.

Deprem vergilerini, ülkemizin büyük bir kısmı deprem kuşağındayken başka alanlara harcayan Akp bedelliden gelecek paraları söz verdiği gibi şehit aileleri ile gazi ve gazi ailelerine verecek mi? Yoksa bu sadece adaletsiz bir sistemin doğurduğu gazı alma çabası mı?

Cari açığın Cumhuriyet tarihinde tavan yaptığı, dünyada yaşanan ekonomik krizin artık devletleri batırdığı bir süreçte bedellinin bu kadar aceleye getirilmesi, kaldı ki Başbakan’ın bedelli konusunda bundan 7 ay önce yaptığı açıklamada bu olayın ancak referandumda karara bağlanılabileceğini belirtmesi bedellinin asıl amacını açıkça göstermekte.

Can Poyraz / kemalistgenclik.com / 22 Kasım 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder