12 Ocak 2013 Cumartesi

Dış Politika’da Gelemediğimiz Nokta

Dış Politika’da Gelemediğimiz Nokta

Siz dış politikada Akp hükümeti döneminde inanılmaz yollar kat ettik deseniz de bunun bir yalan olduğunu her geçen gün görebiliyoruz.

Kuzey Afrika’ya en büyük adaletsizliği, sömürüyü, zulmü yapan bir ülkenin Cumhurbaşkanı, yaklaşan seçimler öncesinde çıkıp ‘’ermeni soykırımı’’ ‘nı kabul edeceğini söyleyebiliyorsa, sözde dünyanın ve Avrupa’nın en demokratik, insan haklarına saygılı devleti olan Fransa geçmişte Cezayir’de yaptıklarını üzerine özür dilemiyorsa, hatta günümüzde ülkesindeki göçmenlere ve siyahi vatandaşlarına ikinci sınıf vatandaş olarak bakmayı devam ettiriyorsa bu bizim utancımızdır.

Cezayir olaylarında yaşanan, yaklaşık 1.5 milyon insan ölümünü soykırım olarak görmeyi bırakın olaylardaki sorumluluğunu bile kabul etmeyen Fransa, bu tip konuların tarihçilere bırakılmasının doğru olduğunu söylemekte. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, ülkesinde yaklaşan seçim öncesinde tarihçiliğe soyunarak Ermeni soykırımı iddialarını kabul edeceğini belirterek, 1915 olaylarını önümüzdeki günlerde sıkça gündeme getireceğinin sinyallerini verdi.

Biz dış politikada her geçen gün güç kazanıyoruz desek de, Fransa, Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın önde gelen ülkelerinde azımsanamayacak Türk nüfusunu koz olarak kullanamamaya devam ediyoruz.

Geçmişten günümüze, dış politika da değişen hiçbir şeyin olmadığına en güzel örnek soykırım iddialarını kabul etme tartışmalarının yaşandığı müttefik ülkeler olsa gerek.

Kendimizi kandırmaya gerek yok, bugün Amerika’nın asıl sahipleri Kızılderili yerlilerin kökünü kazıyanlar, Kuzey Afrika’ya kan kusturanlar, yıllarca sömürgeci olarak dünyaya zulüm eden devletlerin 1915 olaylarında bu kadar istekli olmaları, bizim dış politikada gelemediğimiz noktanın göstergesidir.

Dış politikada zafer kazanmak bir dakika diyerek popüler olan, emperyalist çıkarlar uğruna İzmir’i bombardıman üssü, Malatya’yı füze merkezi yapan zihniyetin becereceği iş değildir. Hele hele Davutoğlu misali, oynak merkezli dış politika ile kazanılması hiç mümkün değildir.

Dış politikada zafer kazanmak Lozan gibi olmalıdır. Net ve kararlı… 

Can Poyraz / kemalistgenclik.com / 8 Ekim 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder