12 Ocak 2013 Cumartesi

HÜSEYİN AYGÜN'ÜN KAÇIRILMASI VE NEDENLERİ

HÜSEYİN AYGÜN'ÜN KAÇIRILMASI VE NEDENLERİ

Hüseyin Aygün’ü birçoğumuz CHP Tunceli’den ikide iki yaptığında duyar gibi olduk. Dersim olaylarında yaptığı çıkışlar ve açıklamalarla ise adını zihnimize kazıttı Aygün.
Aygün her ne kadar CHP içindeki ulusalcı kanatla ters düşecek fikirlere sahip olsa da PKK hakkında düşündükleri de ortadayken onu bir PKK sempatizanı olarak gösterme çabası içinde olan bir takım çevreler, 48 saat sonra kaçırıldığı yerden yaklaşık 6 kilometre uzaklıkta serbest bırakılmasını bir danışıklı dövüş olarak lanse edip gündem yaratmaya çalışmışlardır. Özellikle Oslo ve Habur olaylarından sonra büyük leke almış AKP iktidarı Aygün’ün kaçırılması altında başka imalar arayıp kendi hatalarını unutturma gayesi içine girmişlerdir.
Açık ve net bir şekilde şunu ifade etmeliyim ki ne CHP’nin ne de Hüseyin Aygün’ün kaçırılma olayı ile ilgili en ufak bir planlama içinde olmadıkları açıktır. Tunceli bir diğer adı ile Dersim günümüzde toplamda iki milletvekili çıkartan, Cumhuriyet tarihinde önemli olayların yaşandığı bir ilimizdir. Son genel seçimde PKK’nın da açıkça desteklediği bağımsız aday Ferhat Tunç seçimi kaybetmiş, CHP Tunceli’den iki vekil çıkartmıştır. Doğu ve Güneydoğu’da AKP üstünlüğü ile mücadele eden BDP ve ona açıkça desteğini açıklayan PKK, Tunceli’de CHP ile çatışmaktadır. Yani başlı başına Hüseyin Aygün ve CHP Tunceli’de PKK’nın bir numaralı rakibidir. Tunceli’de CHP’nin seçim bölgelerinin tahrip edildiğini de atlamayalım. Dolayısı ile ortak bir plan AKP’nin Oslo ve Habur lekelerini gizlemek için ortaya attığı bir fikirden öteye geçememektedir.


Onlarca şehit haberi sonrasında sesini çıkartmayan bir toplumda; ‘’PKK bunu da yapacak kadar güçlendi, AKP terör konusunda acizdir’’ fikri yaymak için CHP tarafından planlanmış olma fikri de büyük bir komedidir. Sonuç olarak meclisi bile toplayacak baskı kuramayan bir halk varken karşımızda…
Gelelim Aygün’ün açıklamalarına. 48 saat sonra örgüt tarafından karakola yürüme mesafesinde serbest bırakılan Aygün, basın açıklaması sırasında olumlu mesajlar verirken oldukça dinç gözükmekteydi. Hüseyin Aygün’ün siyasi çizgisi, Tunceli halkının inancı ve Alevi olması nedeniyle kılına bile zarar gelmeyeceğini az çok tahmin edebiliyorduk. Kendisinin de ifade ettiği gibi PKK bu eylemi siyasi propaganda amaçlı yapmıştı. Kısa sürede özellikle Doğu ve Güneydoğuda STK ve siyasi partilerin yoğun baskısı PKK’nın Aygün’ü serbest bırakma süresini erkene çektiği de açıktır.
Peki PKK böyle bir eylemi neden yaptı?
Hüseyin Aygün’ü dinlediğimizde basın açıklamasının merkezini barış ve kardeşlik olduğunu görmekteyiz ki bu birçoğumuzun ortak talebi. Nasıl olacağı noktasında fikir ayrılığı doğuyor zihinlerimizde. Kardeşlik ve barış ve huzur hepimizin istediği…


Son açıklanan raporlara göre PKK kadrolarından her beşinden üçü Suriyeli, biri Türkiyeli, biri İranlı… Özellikle Esad’ın desteklediği iddia edilse de güçlenen PKK’nın Suriye uzantısının Özgür Suriye Ordusu ile ortak çalışma kararı aldığı konuşulmakta. Bu da Özgür Suriye Ordusuna açıkça desteğini ifade eden ABD’nin aslında Suriye PKK’sına da destek verdiği sonucunu doğurmakta. Olaya bu çerçeveden baktığımızda PKK’nın şimdiye kadar ki egemenliği Türkiyelilerde olsa da bu egemenliğin Suriyelilere geçtiğini görmekteyiz. Yine iddialar doğrultusunda PKK’nın mevcut yönetici kadrosunun örgütten ihraç edilmek üzere oldukları, hatta Öcalan’a kadar bu tasfiyenin uygulanacağı konuşulmakta. Geçtiğimiz günlerde Ahmet Türk’ün de büyük Kürdistan üzerine söylediği olumsuz cümleler düşünüldüğünde PKK’nın gelişen süreçte farklı bir yol haritası çizebileceğini göstermekte.
Kuzey Irak özerk bölgesi ve şuan en yakın ihtimalle Suriye’de kurulacak bir özerk bölge büyük Kürdistan hayali için gerekli olan dört adımdan ikisidir. Daha şimdiden görmekteyiz ki hayallerindeki büyük Kürdistan devleti kurulmadan iç çekişmeler, iktidar mücadelesi başlamıştır. Kurulacak devlette Türkiye İran Suriye ve Irak Kürtlerinden hangilerinin egemen olacağının bilinmemesinin yaşattığı bir belirsizlik hakimken, PKK kadrolarını Suriyeli teröristlere kaptırırken Hüseyin Aygün’ü kaçırma eylemini doğru okumak gerekmektedir. PKK bu eylemle kendini lav etmek açık için bir sinyal vermiştir. PKK kadrolarını Suriyelilere kaptırırken taktik değiştirip Türk devleti ile Suriyeli PKK’lıları karşı karşıya getirip en az kayıpla kendi kadrolarını kazanma amacı içindedirler.

Can Poyraz / cagdasses.com / 17 Ağustos 20112

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder