12 Ocak 2013 Cumartesi

Öğretmene YOK, Mollaya Var…

Öğretmene YOK, Mollaya Var…

Üniversiteden mezun olmuş ve atanamamış yüz binlerce öğretmenin olduğu, öğretmenlerimizi hayatın zorlukları karşısında mecbur bırakıp ‘’sözleşmeli’’ yapıldığı, öğretmenlik hayatının, evinin, ailesinin okul müdürü ve üstlerinin iki dudağı arasında olduğu bir dönemde yaşıyoruz.

Seçimden önce büyük sayıda atama yapıp ‘’atanamayan öğretmenler’’ sıkıntısını çözeceğini iddia eden hükümetin geri adım attığı, öğretmen atamalarının artık lafını bile etmediği, toplum gözünde öğretmenleri itibarsızlaştıracak, entelektüel bilgi birikimine ulaşamayacak düzeye getirildiği bir dönemde yaşıyoruz.

Yine aynı dönem, geleceğimizin en önemli hazinelerini yetiştirecek öğretmenlerimizi neredeyse acınacak, öğretmenlik mesleğini ise istenmeyen ilan edecek düzeye hızlı hızlı ilerlemekte.

Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar öğretmenlerimiz hiç bu kadar kötü olmamıştı. Hep konuşulur; Mustafa Kemal’e sormuşlar vekil maaşları ne kadar olsun diye, paşadan gelen yanıt; ‘’öğretmenlerinkini geçmesin’’ demiş. Hep konuşulur bu diyalog, geçmiş ile günümüzü kıyaslanır. Bugün vekil ve öğretmen maaşlarına baktığımızda ortada ne kadar büyük bir uçurumun olduğunu görüyoruz. Kaldı ki sözleşmeli olarak çalışan öğretmenlerimizin aldıkları maaş ile vekil maaşlarını kıyaslamaya kalktığımda utanıyorum.

Yüz binlerce öğretmen olma hayali ile okumuş genç bugün işsiz, sokakta. Ya mesleğini çok ufak ücretler alarak bir dershanede haftanın 6 günü çalışarak icra ediyor veya sözleşmeli olarak komik paralara devlet okullarında ya da mesleği dışında çalışmak zorunda.

Kabaca düşündüğümüzde bir ülkede bu kadar öğretmen atanamamışsa bir sıkıntı vardır elbet. Ya talepten çok öğretmen mezun olmuştur ya da…? Aslında pek de durum talepten çok öğretmenin mezun olması değil gibi. Hala daha, bu kadar çok atama bekleyen öğretmen varken bile devlet okullarında öğretmen açıkları var. İkinci seçenek ise dedikleri gibi fazla mezun ise neden öğretmen yetiştiren kurumların öğrenci alımları geleceğe dönük talebe göre kısılmamakta?

Milli Eğitim Bakanlığına ayrılan bütçe aslında ülkemizin bir çok sıkıntısının temeline ışık tutacak cinsten.

Diyanet Doğu ve Güney Doğu illerinde, halk arasında ‘’ Mele ‘’ olarak bilinen mollalara memuriyet verme kararı aldı. 1000 kadar molla sınavı geçtikten sonra 6 aylı eğitime tabi tutulup devlet memuru olarak Diyanet bünyesinde çalışmaya başlayacak.

Öneriyi neresinden tutarsam elim kirleniyor.

Ülkemizde atama bekleyen onlarca öğretmen, öğretmen bekleyen onlarca okul varken, İlahiyat Fakültelerinin mezunları varken tutup orta çağ zihinlerini alıp devlet memuru yapmak hangi akla hizmet?

Bölgede sözü geçen insanların orta çağdan kalma örümcek beyinli o insanların sözlerine inandıkları doğrudur. Bu insanların topluma -ne yazık ki hala daha- yön verdiği de doğrudur. Cehaletten kurtulmak için cehalet bayrağını taşıyanlardan yardım istemek nasıl bir mantıktır? Yoksa yeni bir oy taktiği midir?

Yüz binlerce öğretmenin atama beklediği şu dönemde devlet tarafından mollaların memurlaştırılacak olması, Diyanet İşleri Başkanlığının yetiştirdiği, Fakülte eğitimi almış din görevlilerinin yerine mollaların memurlaştırılacak olması midemi bulandırıyor…


Can Poyraz / merhabaaydinlik.info / 15 Aralık 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder