12 Ocak 2013 Cumartesi

Önümüzdeki Yıllar

Önümüzdeki Yıllar

Aslında hepimizin sınıfında birer ikişer yavaş yavaş beynimize fikir aşılayan arkadaşlarımız vardı. Her sabah andımızın gereksizliğini en sıkıldığımız anda çıkartıp önümüze koyan. Ülkemizde yaşayan birçok insan durumun bu boyutlara varacağının farkında bile değildi aslında. Birçoğumuz aslında hala daha olabileceğine inanmıyoruz. Belki de inanmak istemiyoruz.

İnansak da inanmasak da artık ülkemizde andımız ve Gençliğe Hitabe’nin gerekliliği tartışılıyor. Her ne kadar bunca şeye rağmen andımız ve Gençliğe Hitabe’ye uzanmak için erken olsa da, yıllardan beri gizli gizli konuşulan artık köşe yazılarında, televizyonlarda açık açık dile getiriliyor.

Aslında demokrasi denilen şey de tam budur diyebilir birçoğumuz. Her şeyi tartışmaktır gerçek demokrasi. Dışarıdan bakınca bu kadar basit gözükebilir. Ama içine girip baktığımızda veya And’a ve Gençliğe Hitabe’ye uzananların fikirlerine ve yöntemlerine baktığımızda durumun hiç de böyle olmadığını görebiliyoruz.

Nasıl Mustafa Kemal için İnönü bir eşik ise, Gençliğe Hitabe için de andımız bir nevi bir eşiktir. Çok değil, yakın tarihimizde Mustafa Kemal Atatürk’ün Bursa Nutku’nu okumaktan ceza alan gençler oldu bu ülkede. Bursa Nutku’nun Mustafa Kemal değil de İnönü’nün yazdırdığı iddiası da bir takım çevrelerce dilden hiç düşürülmedi.

Hepsinin ortak noktası vatan savunması olan bunca değeri bir çırpıda silip atmak, tamimiyle kötülemek özgür düşünceden çok bir intikamın belirtisi değil midir?

Yıllardan beri hedefin Mustafa Kemal olduğunu söyledik durduk. Cumhuriyet devriminden bu yana devrim kadar karşı devrim de işledi bu ülkede. Hatta bazı dönemlerde Cumhuriyet devriminden daha da fazla… Ne kadar daha sürecek, Cumhuriyet devrimi karşı devrimi yenebilecek mi bunu önümüzdeki yıllarda belki de aylarda göreceğiz. Gençliğe Hitabe’nin okullardan kaldırılmasının istenmesi ve bu isteğin nasıl sonuçlanacağı da bu sürecin önemli bir parçası olacak.

Önümüzdeki yıllar ya millet olma değerlerimizin yeniden güçlendiği, birbirimize kızsak da kardeş diyebileceğimiz günler olacak ya da öteki demeyi, öteki olmayı kabullendiğimiz…

Vatan savunmak, korumak, yüceltmek her millet için geçerli değil midir? Hangi vatandaş kendi ülkesi için istemez? Veya hangi devlet adamı gelecek nesillerden, hangi dede torunundan istemez ülkesi için Gençliğe Hitabe’de yazanları?

Gittikçe her şeyin güvensizleştirildiği şu günlerde mantıklı olmak yerine kinin, nefretin, intikam duygusunun sürüklediği bazı insanlar daha ne kadar isteyecekler? Daha ne kadar bizi ayrıştırmak için, düşmanlaştırmak için uğraşacaklar?



Can Poyraz Kemalist Gençlik gazetesi 2. sayısında (mart) yayımlanan yazıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder