30 Mart 2013 Cumartesi

AKP’ye İsrail’den Gelen Destek

AKP’ye İsrail’den Gelen Destek

31 Mayıs 210 tarihinde İHH’na ait Mavi Marmara adlı insani yardım malzemesi taşıdığı iddia edilen gemi, Gazze’ye yakın uluslararası sularda İsrail Ordusunun gemiye düzenlediği baskın ve  baskın sırasında 9 Türk’ün öldürülmesi ile dünya ve ülke gündemine düşmüştü.

İsrail’in sert müdahalesi, ardından geçen günlerde sert tutumu ve Türk tarafının Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katı söylemleri batılı çıkarları koruyan Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında müttefik olan iki ülke arasında ipleri germiş, belki de BOP’u kısa süreli bir ikinci yol haritasına sürükledi.
Aradan yıllar geçti. Mavi Marmara baskını BM gündemine kadar taşındı. Geçen süre zarfında ortaya çıkan gerçekler temel olarak; BM Genel Kurulunda Mavi Marmara raporunun gecikmesini Türk tarafının istediği ve Türkiye İsrail ilişkilerinin özür dilenene kadar Türk tarafınca dondurulması yönünde ikiye ayrılmıştı. Türk tarafı sadece şovenist bir söylem güttüğünü İsrail ile yapılan ve yürürlükte olan milyarlarca dolarlık anlaşmalarda ortaya koydu.

AKP Türkiyesi her ne kadar savaş çığırtkanlığı yapıp Suriye’ye olası bir askeri müdahale için zemin ve meşruiyet hazırlamaya çalışsa da bunda pek başarılı olamadı. Esad yıllardan beri Büyük Ortadoğu Projesi ile mücadele etmekte.

BOP sıkışmış bir vaziyette. Sürece müdahil olan BOP Eşbaşkanı Erdoğan’ın ülkesi her fırsatta koz olarak kullanılan Kürt sorununu çözmek için düğmeye hiç olmadığı kadar gözü kapalı bastı. 21 Mart 2013 Diyarbakır Nevruz’u ve orada okunan Öcalan mektubu girilen riski ortaya koymuştur. AKP BOP kazanımı için közü kapalı hareket etmektedir.

AKP’nin BOP için gözü kapalı tavizkar Kürt sorunu çözümünde Cumhuriyet tarihinde hiç olmayacak tepkileri önlemek için uluslararası camiadan desteğe ihtiyacı vardır. İşte o destek ABD Başkanı Obama’dan geldi. Obama Mavi Marmara baskını ile ilgili özrü İsrail Başbakanı’nın Erdoğan’a telefonda ilettiğini açıkladı. Böyle bir haberi Erdoğan’ın açıklayıp siyasi malzeme yapmaması beklenemezdi. İşte bu nedenledir ki Obama’nın bu açıklamayı hele ki Türkiye’nin içinde bulunduğu şu süreçte yapıyor olması oldukça manidardır.

Şimdi ise; AKP olası bir çok tepkiyi ve oy kaybını önleyecek propagandayı yapmaya başlayacak. Suriye’de sıkışan BOP’u İsrail ittifakı ile açmaya çalışacaktır. Ve ne yazık ki ana resmi göremeyen ufak ayrıntılarla dönemsel kararlara ve fikirlere sahip olan insanlar sayesinde başarmaya yakındır.

Önümüzdeki günler BOP sürecini her zamankinden daha fazla doğru okumayı ve bu bilinçle adımlarımızı atmamız gerekmektedir. Her ne olursa olsun Suriye’ye olası bir emperyalist güçlerce yapılacak askeri müdahaleye karşı çıkılmalıdır.

Can Poyraz / ulusalbakis.com / 22 Mart 2013

Çanakkale Geçilmedi, Düşman Sonradan Girdi

Çanakkale Geçilmedi, Düşman Sonradan Girdi

18 Mart 1915. Birleşik Filo’nun büyük yenilgiye uğratıldığı destanın tarihi.

Modernize düşmana karşı 15 yaşındaki delikanlıların, günde bir öğün yemek yiyebilen askerlerin, erzak sıkıntısı  yüzünden önce atını besleyen ardından atının artıklarından çıkarttıkları ile karnını doyuran fedakâr askerlerin cephelerde savaşmasıyla, kendinden kat be kat ağır top mermisini kaldırıp düşman gemisine saldıranların destanıdır.

Çanakkale geçilmedi 1915’de. Sonradan geldiler. İşgal ettiler vatanı. Cephede kazanamadıklarını masada kazanarak.

Tıpkı bugünkü gibi. Yıllardan beri süre gelen karşıdevrim meyvesini verdi.

Topraklarımız işgal altında!

Nato’ya girebilmek uğruna kendi evladını Kore’ye yolladılar. Üs olarak açtılar vatan topraklarını. Milli değerleri yok etmek için karaladılar. Üretime değil tüketime çevirdiler ekonomiyi. Sıfırdan kendi kendine yetebilen bir Cumhuriyet yaratılmıştı oysaki. Şimdi ise yettirmek için satan bir Cumhuriyet. Amerikan askerinin Irak’ta yaşattığı vahşete topraklarımızı açarak ortak olmak istediler. Suriye sınır topraklarımızı uzun yıllar boyunca kiralamak.

Ülkem; batılı çıkarları korumak için üsler, radar ve füze sistemleri barındırmakta. Bir nevi işgal altında. Teslim ediyoruz adım adım. Ama düşmanı da, yerli işbirlikçilerini de bozguna uğratacak gün bir kez daha gelecek. Ve işte o zaman geçmiş destanlarımız önderlik edecek bizlere.

Çanakkale; Vatanı uğruna geri dönmeyeceğini bilerek gittiği cephede sıkıntılara katlanmaktır, ülkemin şu anki durumunda utancımızı yüzümüze vuran acı gerçektir. Emperyalistlere indirilmiş koca bir balyozdur. Kardeşlik bilincinin vatan mücadelesinde birleşmiş pratiğidir. Ve Hiçbir zaman umudu yitirmeden mücadele etmektir.

Can Poyraz / ulusalbakis.com / 18 Mart 2013