2 Şubat 2014 Pazar

Erdoğan'nın Cuması





Erdoğan'nın Cuması

Bu fotoğrafı hatırlarsınız. Geçtiğimiz Cuma günü Cuma namazını kılmak için camiye giden Başbakan Erdoğan’dan. Ulusal basın fotoğrafla beraber haberi şöyle sundu; ”Başbakan Erdoğan geç geldiği Cuma'ya namazını cami girişinde kıldı”

İşte dananın kuyruğu da tam burada kopuyor. Ulusal basın Erdoğan’ın Cuma namazını resmen bir seçim propagandasına çeviriyor. Halk üzerinde “namaz kılan Başbakan” imajı yaratmanın yanı sıra, kapıda namaz kılmasını da ön plana çıkartıp “halkın adamı” vurgusu yapıyor.

Peki ya Erdoğan’ın son cuma namazındaki bu fotoğraf ne kadar gerçekçi?

Aslında inanabilirdik basının yönlendirmelerine, tabi inanmıyorsak sebebi var.

Erdoğan’ın Başbakanlığı süresince yetişemediği cumalar için namazı beklettiği, tepki gösteren halkın camiden çıkarıldığı bir rivayet değil ulusal basında yer tutamayan haber.

Yüzlerce koruma ile halkın arasına katılan Erdoğan’ın koruma ordusu halk tarafından oldukça tepki çekmektedir. Cuma namazlarında kapıda, ayakkabılarının başında nöbet tutan korumalar, caminin içerisine girenlerin üzerlerinin aranması…

11 yıllık başbakanlığı süresince her Cuma incelendiğinde son Cuma yapılanın şov, servis edilen ise seçim yönlendirmesi olduğu aşikârdır.

Can Poyraz / @canpoyraz / 29 Ekim 2013

Beyoğlu’nda Yerel Seçim

Beyoğlu’nda Yerel Seçim

Gezi Parkı; Türkiye için son yıllarda yaşanan en aktif, en yaratıcı, en haklı mücadeleydi. İktidar karşıtlığı asgari temelinde buluşan milyonlar İstanbul, Beyoğlu’nda başlayan bu kıvılcımı tüm ülkeye yaydılar. 31 Mayıs gecesi başlayıp polis şiddeti ile fiili olarak Taksim meydanının boşaltılması ile son bulan süreç 2. Aşamasına geçmişti. Gezi felsefesinin siyasi partilerce kabul bulması, Gezi Partisinin kurulması, Gezi’de kurulan dostlukların yeni projeler doğurması ve forumların devam etmesi ile devam eden 2. Aşama yaklaşan yerel seçimlerle birlikte bir kez daha evirilecekti.

3. aşama ise; Gezi Parkı’nın tüm kazanımları ile yaklaşan yerel seçimlerde belediyeler üzerinden girişilecek mücadeleye bürünmesiydi. Tüm Türkiye’yi etkileyen bu süreç Gezi felsefesinin birkaç ilçeye hapsedilmesiyle devam edecek gibi gözükmektedir. Gezi’de AKP karşıtlığı noktasında birleşip, gezi sonrası ayrışan siyasi partilerin öngörüsüz adımları bir sonraki aşamaya geçmeye olanak verilmeyecek gibi gözükmektedir.

Tüm ülkeyi etkisi altına alan Gezi Parkı mücadelesinin sadece Beyoğlu’na hapsedilecek olması ve Beyoğlu’nun seçmen yapısı belki de Gezi Parkı mücadelesine en büyük darbeyi vuracaktır.

Beyoğlu İstanbul’a ve Türkiye’ye yön verebilen yenilikçi bir ilçe olduğu gibi muhafazakâr ve anti-demokratik sağ oyların da azımsanamayacak bir yüzdeye ulaştığı ilçedir. Yaklaşık 20 yıldır AKP ve türevlerinin seçimi kazandığı, sağ oyların %65’i bulduğu son seçimde AKP ile CHP arasındaki farkın 20.000’in üzerinde olduğu, 2. Bölgesinde eğitim seviyesinin oldukça düşük olduğu, Erdoğan’ın ve birçok AKP yöneticisinin gençliğinde uğrak yeri ve feodal bağları olduğu, ilçede en fazla Giresunlu nüfusun yaşadığı -18.000 civarı- ve bu Giresun nüfusunun feodal bağlar ve dernek yapılarından dolayı sağ partilere oy olarak yansıdığı unutulmaması gereken bir gerçektir.

Sol, Sosyalist görüşten insanlar, bu partiler bir çatı altında birleşse dahi kazanılma ihtimali sıkıntılı gözükse de Beyoğlu kesin kaybedilecek bir ilçe değildir. Aksine doğru politikalar, doğru çalışmalar, doğru aday ile kazanılması muhtemeldir. Özellikle kentsel dönüşüm nedeniyle yaklaşık 45.000 seçmen evlerini kaybetme korkusu ile yaşamakta, 10 yıllık Belediye Başkanı Demircan’ın verdiği sözler –başkanlığı boyunca yapmadıkları yüzünden- inandırıcı bulunmamaktadır. Gerek Gezi Parkı, gerekse Beyoğlu’nda sağ oyların ezici bir üstünlüğü bulunan kentsel dönüşüm bölgesindeki huzursuzluk Beyoğlu’nu kazanacak yol haritasıdır.

Çatı altında birleşemeyen sol partiler, Beyoğlulu olmayan adaylar, Taksim Dayanışması’na atılan aday belirleme topunun yarattığı örgüt içi rahatsızlıklar Beyoğlu için kötü bir sona doğru gidildiğinin işaretçisidir.

Ana muhalefet partisinin önümüzdeki hafta belirleyeceğini düşündüğüm Beyoğlu Belediyesi Başkan Adayı için yapılan çalışma Beyoğlu’nun, Beyoğlu’nda kentsel dönüşüm bölgelerinde yaşayanların, Gezi Parkı mücadelesinin ve tüm Türkiye’de Gezi Parkı meşalesinin yanmasının kaderini büyük bir ölçüde belirleyecektir.

Ben ise bir Beyoğlulu, bir Gezi’ci, bir Solcu olarak yerel seçimde yaşanacak mücadelenin nasıl olacağı hakkında büyük merak içindeyim.

Can Poyraz / @canpoyraz / 05 Aralık 2013

SARIGÜL BABATÜRBESİ

SARIGÜL BABATÜRBESİ

Deniz Baykal ile yarıştığı ve sonrasında partiden ihraca giden süreç ve sonrasında konuşulan, gerçeklik payı oldukça yüksek olan “Sarıgül CHP’nin başına geçecek” dedikodusu 2014 yerel seçimi öncesi Sarıgül’ün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için CHP’ye geçme ihtimalini güçlü bir şekilde dillendirilmesine yol açtı.

İstanbul’da yaşayanlar için koca bir fenomen. Şişlinin Sarıgül dönemindeki rantsal büyümesi, hakkında açılan onlarca yolsuzluk davaları, mafya dedikoduları, varlığının günden güne büyümesi halkın gözünde; “bir ihtiyacımız olduğunda Sarıgül halleder” imajını bozmadı. Özelikle Şişlide büyüyen fenomenliği İstanbul’u alabilmek için CHP seçmeninden öte sağ seçmenin de oylarını alabilecek tek adayın Sarıgül olduğu da aşikar.

Sarıgül’ün İBB Başkanlığı için CHP’ye katılımı özellikle CHP’nin İstanbul örgütünde oldukça tutarsız denge değişikliklerine yol açtı. İstanbul’u kazanabiliriz umudu, “bende aday adaylığından adaylığa geçebilirim” düşüncesine evirilip Şişli Belediye Başkanlığının kapısına dayandırdı insanları. Son bir buçuk ayda yaklaşık 1500 –meclis üyesi ve belediye başkan- aday adayının Sarıgül ile görüşme yaptığı, Sarıgül’ün de -önündeki süreçten dolayı- tüm gelenlere olumlu söylemlerde bulunduğu, gün geçtikçe ve kendi adaylığı netleştikçe yeni dengeler kurulmasının da muhtemel olduğu bilinen bir gerçek.

Aday adaylarının çabasıyla yeni bir siyasi literatür çıkar mı bilinmez ama şimdilik bizler kraldan çok kralcı olmayı “Sarıgül’den çok sarıgülcü” şeklinde lanse ediyoruz. İşin komik yanı parti genel merkezi varken sarıgül’den medet umup kapısını aşındıran, jestler yapıp gönlünü kazanan, araya adam sokup baş başa görüşme ayarlayanlar, partiye katılım töreni için araç ayarlayıp gövde gösterisinin bir parçası olacak Chp üyeleri-yöneticileri.

9 Kasım’da CHP Genel Merkezinde rozet takıldıktan sonra takip eden günlerde Parti tarafından açıklanacak İBB adaylığı, Sarıgül Baba Türbesine gidip medet umanların bir kısmını mutlu edecekken diğer kısmını da üzecek anlaşılan.

Ne diyelim umarım dualarınız kabul olur.

Can Poyraz / @canpoyraz / 07 Kasım 2013